Van Gölü Çevresi

TrendÖne Çıkan

Van Gölü Çevresi

  • 3 Gün 2 Gece
  • Kapasite:
  • Doğu Anadolu

Açıklama:

Van Gölü çevresi, Doğu Anadolu’nun hem doğal hem de kültürel açıdan en zengin coğrafyalarından biridir. Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü, sodalı ve tuzlu yapısıyla yalnızca bir su kaynağı değil, çevresinde gelişen yaşam biçimleriyle başlı başına bir medeniyet alanıdır. Gölün etrafını saran dağ silsileleri, volkanik platolar ve geniş düzlükler, bölgeye etkileyici bir manzara bütünlüğü kazandırır.

Tarih boyunca Urartulardan başlayarak Persler, Romalılar, Selçuklular ve Osmanlılara kadar pek çok uygarlık Van Gölü havzasında iz bırakmıştır. Bu zengin geçmiş, göl çevresinde yükselen kaleler, manastırlar, kümbetler ve tarihi yerleşimlerle bugün hâlâ hissedilir. Van Kalesi, Akdamar Adası ve üzerindeki Surp Haç Kilisesi, Ahlat Selçuklu Mezarlığı ve Adilcevaz kıyıları bu tarihsel sürekliliğin en çarpıcı örnekleri arasındadır.

Van Gölü çevresi aynı zamanda güçlü bir kültürel dokuyu da barındırır. Yöresel mimari, el sanatları, taş işçiliği ve mutfak kültürü göl havzasında yaşayan halkın kimliğini yansıtır. İnci kefali göçü gibi doğa olayları, bölgenin ekolojik değerini ortaya koyarken, göl kıyılarında gün batımı ve geniş ufuk manzaraları ziyaretçilere sakin ve etkileyici anlar sunar.

Doğa, tarih ve kültürün iç içe geçtiği Van Gölü çevresi; keşfetmeyi sevenler için yalnızca bir gezi rotası değil, geçmişten bugüne uzanan çok katmanlı bir yolculuk vadeder

Fiyata Dahil Hizmetler

  • • 2 Gece konaklama

  • • Sabah Kahvaltıları

  • • Rehberlik Hizmeti

  • • Seyahat Sigortasi

  • • Ulaşım

Fiyata Dahil Olmayan Hizmetler

  • • Ögle ve Aksam Yemekleri

  • • müze ve ören yeri girişleri

Tur Programı

1
Van Gölü Çevresi

     1.Gün

Van Gölü’nün dingin maviliği eşliğinde başlayan yolculuğumuzda, ilk durağımız binlerce yıllık geçmişiyle Van’ın simgesi haline gelmiş Van Kalesi oluyor. Urartu Krallığı’na başkentlik yapmış Tuşpa’nın izlerini taşıyan bu görkemli kaya kalesinden, Van Gölü’nün uçsuz bucaksız manzarasını izlerken kentin tarih boyunca neden bu noktada şekillendiğini daha iyi anlıyoruz. Kalenin eteklerinden Eski Van Şehri’ne doğru ilerlediğimizde, Osmanlı dönemine ait cami, sur ve yerleşim kalıntıları arasında geçmişin sessiz tanıklığına kulak veriyoruz.

Tarihle iç içe geçen bu yürüyüşün ardından, bölgenin binlerce yıllık hafızasını barındıran Van Müzesi’ni ziyaret ediyoruz. Urartu eserlerinden etnografik koleksiyonlara kadar uzanan zengin sergiler, Van’ın yalnızca bir şehir değil, bir medeniyet merkezi olduğunu gözler önüne seriyor. Ardından rotamızı, dünyaca ünlü Van kedilerini yakından tanıyacağımız Van Kedi Evi’ne çeviriyoruz. Farklı göz renkleri ve sevecen halleriyle Van’ın simgesi haline gelmiş bu özel canlılar, günümüze sıcak ve keyifli bir mola katıyor.

Günün finalinde ise Van Gölü’nün masmavi sularında yapacağımız keyifli bir tekne yolculuğuyla Akdamar Adası’na ulaşıyoruz. Ada üzerinde yükselen Surp Haç Kilisesi, taş kabartmaları ve eşsiz göl manzarasıyla ziyaretçilerini adeta zamanda yolculuğa çıkarıyor. Gün batımına doğru göl üzerinde oluşan renkler eşliğinde, Van Gölü çevresindeki bu unutulmaz ilk günü hafızalarımıza kazıyarak turumuzun birinci gününü tamamlıyoruz.

     2.Gün

Van Gölü çevresindeki keşfimizin ikinci gününde, doğanın ve tarihin iç içe geçtiği etkileyici bir rota bizleri bekliyor. Sabah saatlerinde yolumuzu, dünyanın en büyük volkanik kalderalarından birine ev sahipliği yapan Nemrut Dağı Kalderası’na çeviriyoruz. Krater gölleri, lav tarlaları ve yüksekten Van Gölü’ne uzanan panoramik manzaralar eşliğinde, doğanın binlerce yılda şekillendirdiği bu eşsiz coğrafyayı yakından tanıma fırsatı buluyoruz. Serin dağ havası ve sessizlik, günümüze büyüleyici bir başlangıç yapmamızı sağlıyor.

Ardından Selçuklu mirasının en önemli merkezlerinden biri olan Ahlat’a ulaşıyoruz. İlk olarak Ahlat Müzesi’ni ziyaret ederek, bölgenin Urartulardan Osmanlılara uzanan tarihsel sürecini ve özellikle Selçuklu döneminin izlerini yakından inceliyoruz. Müze gezisinin ardından, Anadolu’nun en büyük İslam mezarlığı olarak kabul edilen Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı’nda yürüyüşe çıkıyoruz. Asırlardır ayakta duran, üzerleri ince taş işçiliği ve kitabelerle süslenmiş mezar taşları arasında ilerlerken, taşın dile geldiği bir tarihe tanıklık ediyoruz.

Bu tarihi atmosferin devamında, Selçuklu mimarisinin zarif örneklerinden biri olan Emir Bayındır Kümbeti’ni ziyaret ediyor, mimarinin sadeliği ve estetiği karşısında hayran kalıyoruz. Ardından Eski Ahlat sokaklarında yapacağımız keyifli yürüyüşte, taş evler, dar yollar ve göl manzarası eşliğinde kentin geleneksel dokusunu yakından hissediyoruz. Günün son durağında ise, doğayla baş başa kalacağımız Taht-ı Süleyman Deresi’nde kısa bir mola veriyor; suyun sesi ve çevrenin dinginliği eşliğinde bu yoğun tarihi yolculuğu huzurla tamamlıyoruz.

     3.Gün

Van Gölü çevresindeki yolculuğumuzun son gününde, tarih ve yerel yaşamın izlerini bir arada hissedeceğimiz keyifli bir rota bizi bekliyor. Sabah saatlerinde, sarp kayalıklar üzerine ustalıkla inşa edilmiş görkemli yapısıyla Hoşap Kalesi’ni ziyaret ediyoruz. Osmanlı döneminde bölgenin önemli savunma noktalarından biri olan kale; surları, burçları ve vadiye hâkim konumuyla geçmişin askeri ve stratejik gücünü gözler önüne seriyor. Kaleden çevreye yayılan manzarayı izlerken, bu toprakların yüzyıllar boyunca nasıl korunduğunu hayal ediyoruz.

Ardından rotamızı, Urartu Krallığı’nın önemli merkezlerinden biri olan Çavuştepe Kalesi’ne çeviriyoruz. Kral II. Sarduri tarafından inşa ettirilen bu antik yerleşimde, tapınak kalıntıları, surlar ve kaya işçiliği arasında dolaşırken Urartu medeniyetinin mimari gücünü yakından tanıma fırsatı buluyoruz. Van Ovası’na hâkim bu tarihi yapı, bölgenin binlerce yıllık geçmişini son kez bizlere hatırlatıyor.

Tarihle geçen bu dolu dolu ziyaretlerin ardından, Van şehir merkezine dönerek kentin canlı ve renkli yüzünü keşfetmeye başlıyoruz. İlk olarak Tarihi Peynirciler Çarşısı’na uğruyor; Van kahvaltısının vazgeçilmezi olan meşhur Van peynirinin yapımını, çeşitlerini ve lezzet sırlarını yakından tanıyoruz. Dileyen misafirlerimiz, bu eşsiz lezzetlerden alışveriş yapma imkânı buluyor. Ardından, yalnızca yöresel ürünlerle sınırlı kalmayan; giyimden ev eşyasına, hediyelikten günlük ihtiyaçlara kadar pek çok ürünü bir arada bulabileceğiniz Rus Pazarını geziyoruz. Günün son durağında ise, tarihi dokusuyla öne çıkan Bedesten Çarşısı’nda kısa bir yürüyüş yaparak Van’a özgü el sanatları ve geleneksel ticaret kültürünü yakından tanıma fırsatı elde ediyoruz.

Bu keyifli alışveriş ve serbest zamanın ardından, Van Gölü çevresinde tarih, doğa ve kültürle dolu geçen üç günün güzel anılarını yanımıza alarak turumuzu tamamlıyoruz.

Doğu Anadolu

Açıklama:

Image

Maceraya atılmaya hazır mısınız?

Tüm turlarımızı keşfedin ve rezervasyonunuzu erkenden yaptırın.

image

Seyahat tutkunlarının buluşma noktası. Yeni rotalar keşfedin, deneyimlerinizi paylaşın ve diğer gezginlerden ilham alın.